İstanbul’da bir hastanede ameliyat yapan doktor, ameliyata mola verip iftar yemeğine gidiyor.
meliyat masasındaki hasta 3,5 yaşında bir çocuk. İdrar yollarından ameliyat ediliyor. Doktor, iftar yemeğine gidince, çocuk karnı kesik vaziyette orada bekliyor!
 
|
Ameliyathaneler için iftar vakti
Habere göre, İstanbul’da bir hastanede ameliyat yapan doktor, ameliyata mola verip iftar yemeğine gidiyor.
Ameliyat masasındaki hasta 3,5 yaşında bir çocuk.
İdrar yollarından ameliyat ediliyor.
Doktor, iftar yemeğine gidince, çocuk karnı kesik vaziyette orada bekliyor!
Ki, söz konusu doktor aynı zamanda hastanenin başhekimidir.
Sadece bu örnek bile ülkenin nerelere sürüklendiğini…
Memleketin hangi kafaların elinde olduğunu gösteriyor!
Hadi bırakın, tıp etiğini…
Edilen yeminleri falan filan…
Hangi vicdan insanları kesik vaziyette bırakıp mola verebilir?
Ya da böyle bir şeyden nasıl vicdan diye söz edilebilir ki?
Sakın kimse, münferit olay falan demesin.
Kimse olayı, arada olur böyle şey diye geçiştirmesin.
Tersine, bunlar ve benzer şeyler artık bu ülkede rutin uygulama haline geliyor.
Ders kitapları gerici hurafelerle doldurulup…
Çağdışılık her şeye, her yere serpiştirilirken…
Bilime…
Bilimsel olana…
Gerçek bilim adamlarına adı konulmamış…
Ama açıktan savaş başlatılıyor.
***
Düşünün, abdest suyunun alyuvarları çoğalttığı yazılıp çizilebiliyor ders kitaplarında!
İmamlar hastanelere yönetici oluyor.
Devletin televizyonu, dini yayınlar üssü haline getiriliyor.
Ondan sonra da, adam ameliyatı bırakıp iftar yemeğine gidiyor!
Bundan sonra ameliyathanelerde, “mevlit” törenlerini görürsek şaşırmayalım.
Ameliyathane kapılarında ibrikler ve “abdestsiz girilmez” levhaları da olabilir pek ala!
Bütün bunlar tamam da, sağlık sistemi ne durumda?
Hastanelerde insanlar saatlerce bekliyor.
Özelleştirilen sağlık sistemi, özel hastanelere korkunç rant sağlıyor.
İlaç şirketleri voleyi vuruyor.
İnsanlar hastane kapılarında simsarların eline teslim ediliyor.
Geçen gün televizyonda haberi vardı.
Yine İstanbul’da bir hastaneye başhekim olarak atanan “dini bütün”, “itikadı derin” doktor…
Hastaları kendi özel hastanesine yönlendiriyordu!
Hastanede bir türlü “çalışmayan” tıbbi aletler…
Tomografiler…
Grafiler…
Onun özel hastanesinde çalışıyor…
Hastane koridorlarında av peşinde koşan simsarlar, hastaları bu “dini bütün” doktorum özel av yuvasın yönlendiriyordu!
Lafa gelince din iman…
İşin içine para girince, üç kağıda devam!
Madem öyle hastalar hazırlıksız yakalanmasın.
Anons başlasın:
Ameliyathane için iftar vakti!