Birkaç gün önce düzenlenen “Köprü” operasyonu kuşkusuz Tunceli Emniyet Müdürlüğünün yürüttüğü en büyük operasyonlardan biri.Çok Gizli Operasyon Ne Kadar Gizliydi?
. Emniyet, hiçbir destek almadan böyle bir operasyonu tek başına organize ettiyse ne ala. Ancak cevapsız kalan yığınla soru, bu operasyonu gölgeliyor.
Tunceli Emniyet Müdürlüğüne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi, birkaç gün önce kentin önde gelen isimlerini farklı zamanlarda ihalelerde yapılan yolsuzluklar olduğu gerekçesiyle gözaltına aldı. Sayı, “ neredeyse kentte müteahhit kalmadı” yorumlarına neden oldu.
Gözaltına alınanlar, emniyetteki sorgularının ardından Tunceli Adliyesine sevk edilerek savcılık soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonrasında gözaltına alınanlardan bir kişi serbest bırakılırken, diğerleri dün nöbetçi mahkemeye çıkarıldılar. Akşam saatlerine kadar devam eden mahkemede, alınanlardan bir kaçı hariç, diğerleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Gözaltına alınanların sorgusu devam ederken, basın mensupları emniyete dahi yaklaştırılmadı. İl Emniyet Müdürü Osman Öztürk, telefonlara yanıt vermezken Vali Mustafa Yaman ise soruşturmanın gizli yürütüldüğü gerekçesiyle soruları yanıtsız bıraktı. Kamuoyunun merak ettiği sorulara yanıt arayan gazeteciler, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Bayazıt’ın kapısını çaldı. Ancak buradaki yanıtta olumsuz oldu. Elde edilen bulgular teyit ettirilemeyince çok gizli yürütülen operasyonda bazı soru işaretleri gündeme geldi.
Operasyon önceden birilerine söylendi mi?
Öyle bir iddia ortaya atıldı ki, çok gizli (!!!) diye yürütülen operasyonun gizliliğini adeta çürüttü.
Bu iddialardan biri ve en önemlisi, yeni oluşturulan Ak Parti Yönetim Kurulu listesinde yer alan ve henüz operasyon olmadan istifası geriye dönük istenen Cenk Yaşar. Yaşar’ın gece geç saatlerde İl Başkanı Cihan Açıkgöz tarafından aranarak acilen ve geriye doğru bir tarihle partiden istifa etmesinin istendiği konuşuluyor. Yine şu anda gözaltına alınacakları konuşulan bir ismin de, ( ki bu kişi AKP’nin Açıkgöz zamanında oluşturulan asil listesinde yer alıyordu ) bu kişiye de istifa etmesi yönünde çağrıda bulunduğu da ileri sürülüyor.
Bütün bunlar operasyonda gözaltına alınanlardan çok, dikkatlerin Açıkgöz üzerinde yoğunlaşmasına neden olan iddialardan bazıları. Bu iddiaların doğru olması operasyonun yapılacağına dair dışarıya bilgilerin sızdırıldığı yönünde kuşkuları barındırıyor.
Gözaltına alınanların; “Bu siyasi bir operasyondu. Amaç Tuncelili müteahhitlerin safdışı bırakılarak bazılarına zemin yaratılmasıdır.” Yorumunu, operasyonun önceden bilinmesiyle destekleyenlerin haklılık payı var mı?
***
Ayrıca, sorgular devam ederken Tunceli’deki basın mensupları emniyetin kapısına dahi yaklaştırılmazken, Ankara’dan arayan bazı gazetecilerin Emniyet Müdürü Öztürk’ten bilgi almaları da ayrı bir tezat. Zira, Öztürk ilimizde göreve geldiğinden bu yana basını en önemseyen, söylemlerini davranışlarıyla da destekleyen nadir kurum müdürlerinden biri. Daha birkaç gün önce, basın mensuplarına verdiği yemek ve akabindeki teşekkür plaketleri de bu yöndeki onlarca yaptığı jestlerden biri. Tüm bunlara rağmen, bu olayda basını görmezden gelmesi, görevlerini yaparken soruşturmanın gizliliği esasıyla konuşamadığını en azından belirtmesi beklenirken, binanın dışına dahi yaklaştırılmamaları niye?
Bu davranışı kendisini tanıyanlarda büyük şaşkınlık uyandırdı.
Bunlar, soruşturmanın yalnızca küçük detaylarıydı. Yetkililer soruları yanıtsız bıraktığı müddetçe iddialar da artarak devam edecek.
Tüm bunlar şu anda yanıtı merak edilen, operasyondan öne çıkan sorular.
İlerleyen süreç neyi gösterir bilinmez, ancak daha şimdiden her fırsatta Tunceli’yi istiyorum diyen Ak Parti ve Başbakan’ın, belli aralıklarla gönderdiği Bakan ve Genel Başkan Yardımcıları, yetkilileriyle yarattığı olumlu havaya rağmen, bir anda onlarca işyapan kişinin öfkesini bilediği ve bu operasyonun, kişilerde ne pahasına olursa olsun seçim kazandırmayacağız kindarlığına neden olduğu.
Gerçi siyaset yumuşak zeminde bazen kaypaklıklarla da beslenebilmekte. Rüzgarın son anda ne yöne eseceğini kestirmek zor. Hele Tunceli de bu yönde bir öngörüde bulunmaksa neredeyse imkansız.
Sonuç ve özetle, bizim cephemizden olaya bakıldığında durum tek cümleyle özetlenebilmekte: “Tunceli’de basının haber alma özgürlüğü kısıtlandı”
Haber: Umut KARAKOYUN
.jpg)
