
İçimdeki Çocuk
İçimdeki Çocuk
İçeride.
Bir çocuk daha var içeride,
Beynimde.
Dağların oğlu.!!
Bir gözü kara
Ötekisi mavi.
Mavi gözü;
Umutlu.
Kara gözü;
Sanki bin yıllık suçlu.!!
Sanma hep suskun
Geldiğim yol çok uzundu
Onun için hayli yorgun
(Esniyor bak!!!)
İşte uyudu.!
Dağların oğlu
Kara gözü;
Ölümüne kapalı
Mavi gözü ;
Bir şeylerden umutlu
Bu yüzden kalmış az aralı
Ses etme!!!
Bırak içimdeki çocuğu
Uyusun o
Bu çocuğun gözü kara.
İçimdeki çocuk meyilli intihara.
Uyanırsa kesin çıkacak dağlara.
Sakın ola uyandırma.!!
Uyandırmayın ey insanlar...
Annesi bir gece yarısı ayrılmak zorunda kaldı dizlerinin dibinden evladının.Bir anlıktı bu ayrılış sadece bir anlık. Terlemiş giysilerini kuru olanlarla değiştirmek için çocugunun.İnsan kılıgına girmiş şeytan başladı yine beynini yağmalamaya çocugun içindeki çocuğun. Döndüğünde teri kurumamış yatagı boş buldu ve bir mektup !!! Yastığın kıvrımında kırışmış kağıda yazılı bir mektup.Bir mektuba bakıyordu kadıncağız bir de başı belalı dağ yamaçlarına bakan aralıklı kalmış pencereye.Pencereyi kapatmaya yüreği yetmedi ve mektubu alınca eline sanki kopan birşeyler vardı pencereyi kapatmaya yetmeyen yüreginden.
Kadın okumaya başladı :
Sen Ağlarsan (Ben Senin Fırtınalı Yanınım)
Biliyorum!..
Bir yanın
Kudurmuşçasına gitme derken
Öbür yarın
Sessiz esen yeller gibi
Öpüp esmerleşmiş yanağımdan ,
Ak alnımdan ‘hoşça git’ diyor...
Ben senin bir yarınım
Ben senin fırtınalı yanınım
Öteki yanını unutma anne
Beni unut gitsin,
Ağlama.!
Diner bu fırtına.
Gökyüzünü çizer yıldız düşerken
İzi kalmaz asla
Kalmasın isterim gidişimin izi gül yüzünde
Ben gidiyorum işte.!!
Kaçak çayın acısında,
Boz bulanık,hırçın akan selde,
Yağmurun ıslaklığında,
En çokta
Emeğinin, ekmeğinin tadında
Beni anmaya kalkma.
Giden yanını unut.!
Kalan yarınla kendini avut anne.
Ne desem de kesmez kederini
Bilirim!
O kadar çok şey var ki beni andıracak sana
Sen sadece hatırlamak istediklerinle beni hatırla.
Beni hatırla ama lütfen ağlama
Anne oğlun çalımlı kartal
Sen ağlarsan
Mecburen alçaktan uçar.!
Anne oğlun sağır duvar
Sen ağlarsan
Mutlaka duyar.
Annesi ne aglayabiliyordu artık ne de aralıklı kalmış pencereyi kapatabiliyordu.
Şimdi geride
Açık kalmış ve hep açık bırakılacak bir pencere.
Belki bir gün döner diye,
Ve
Bir kadın;
Yaşlar gözünde donmuş,
Benzi sararıp solmuş.
Ve
Birçift göz
Gözyaşına ayışı vurmuş
Yakamozlar hüznüyle gözünde kavrulmuş
Odanın kapısı bir gıcırtıyla açıldı ve içeri bir çocuk girdi.Çocuğu gören kadın aniden yere yıgılıverdi bütün kanı çekilmişti ,güç kalmamıştı dizlerinde sanki...
Çocuk annesinin hararetle çarpan göğsüne dayayarak başını :
İçimdeki çocuktu o anne
İçimdeki çocuktu gitti !!!
Benim
Daglara nazım geçmedi
İşte yine sana geldim
Peşimde binbir türlü bela,
Sakla beni anne !!!
Sakla beni fırtınalı koynunda.
FIRAT MUNZUR
| |