Anasayfa
 Ana Sayfa  Foto Galeri   Profilim  Müzik Dinle  Üye Çıkış  Admin Giris
  Ana Menu
Ana sayfa
Üye Hesabi
Ozel Mesajlar
Mesaj Tahtasi
Uye Cikis
Bize Ulasin
Ziyaretci Defteri
Forum
Haber Arsivi
Haber Ekle
Etkinlikler
Resim Albumu
Arama
Site üyelik Kurallari
  .::Dersim Menü::.
Dersim
Munzur
Dersim Katliyami
  DersimSpor
Tarihimiz
Kulup Bilgileri
Yonetim
Futbolcularimiz
Puan Durumu
Gol Krali (I.Takim)
Gol Krali (II.Takim)
Maclarimiz
  Dersim Albümü

Coppermine Photo Gallery

  Kim buradaydı?
 hanifi_akbayin: 5 Saat.,23 Dak.
 Munzur: 3 Gün
 Ali-Arslan: 3 Gün
 elveren: 4 Gün
 dersimspor: 4 Gün
 selmakaplan: 7 Gün
 tarek62: 10 Gün
 adire dersim: 12 Gün
 dersimli_ersin: 17 Gün
 siwan: 20 Gün
 BIRMAN: 21 Gün
 Destan: 23 Gün
 can dersim: 23 Gün
 DESPO: 30 Gün
 Musto: 30 Gün
 umutx76: 31 Gün
 Muratabi_62: 32 Gün
 Hikmet-Akbayin: 32 Gün
 BORAN: 36 Gün
 Ugurlama: 41 Gün
  Kim Nerede?
Misafirler (2):
 Anonymous 1 -> Kalender
 Anonymous 2 -> eBoard
  Site Sayacı
Pazartesi224
Salı234
Çarşamba209
Perşembe237
Cuma168
Cumartesi29
Pazar233
Toplam:136961
En Çok:664
  Günün En Cok Okunan Haberleri
 1: Birinci Takimimizin 2007-2008 Sezonu istatikleri (33)(Munzur)
 2: II.Takim 2007-2008 Sezonu istatikleri (31)(Munzur)
 3: Dersim`de binler Sivas Katliamını lanetledi (29)(Munzur)
 4: Sivas Katliamini unutmadik !!!unutturmiyacagiz (21)(Munzur)
 5: Dersim`de Tehlikeli Yolculuk (16)(Munzur)
  Bülten
E-Posta Adresi:

Lütfen seçiniz:

Bülten tipini seç:


  Bizi Destekleyin
 



www.Dersimspor.net HOSGELDiNiZ- XER AME SIMA PERE PIYA
  Yönetici Girisi

 Admin

www.dersimspor.net Sisteme girmen gerek


Aþaðý git
« Ön  Diğer »
küçükten büyüğe dogru sırala büyükten küçüğe doğru sırala      print
Konuyu açan: Konular: Pepuk Kuşu Efsanesi
Site kurucusu
Junior Member

BORAN
Cevaplar: 4
kayıt olmuş: 6/5/2006
Durum: Offline
Gender: bay
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 2/9/2006 Saat 03:33  

Pepuk Kuşu Efsanesi

Munzur dağı eteklerinde kış mevsiminin, etkisini yavaş yavaş kaybetmeye başladığı günlerde. Baharın geleceğini muştulayan cemreler beklenir. Sonunda cemre, hava ve topraktan sonra suya da düşer. Hem de ateş topu bir sıcaklıkla.... Su da hava gibi, toprak gibi ısınmaya, yaşam daha kolay, daha güzel yaşanılır olmaya başlar. Cemre havanın güzelleşmesini, suyun ısınmasını ve toprakta gizlenen tohumların, bitkilerin, kuru ağaç dallarının, canlıların uyanmasına sebep olur. Bir umut olur canlı cansız tüm varlıklara.

Cemre toprağa düştükten sonra bahar geliveriri dağlara, ovalara, kırlara. Ve ardından yüreklere. Önce kardelenler, nergisler, süsenler (sosın) kaldırır bükülmüş boyunlarını gökyüzüne, ardından laleler, frezyalar, kır karanfilleri, kırkkanatlılar, yabangülleri. İç gıdıklayan kokularını etrafa yayarlar, renk renk ışıklarını sulara aksettirdiler.
Baharın gelmesiyle birlikte kuşlar daha bir neşeli öter, daha bir neşeli uçar gökyüzünde. Dereler daha bir sevinçle akar, daha bir çoşkuyla eser rüzgar.
Her bahar nasırlı ellerin toprağa attığı tohumlar, yeniden yeşerme sürecine dönüşünce, doğa yeniden dirilir. Bir serin şebnem, güneşin de etkisiyle kendini yeniden doğurur. Derin uykusundan uyanır doğa. Umutsuzluğu ortadan kaldırarak aydınlığını, güneşe yönelen gülüşlerini saçar evrene.
Kenger, karların erimesiyle yetişen en önemli bitkilerden biridir çocuklar için. Bir taraftan soyulup yenilir, yemeği yapılır diğer yandan sakızı toplanır. Kenger sakızıyla da meşhur bir bitkidir, üzerine türküler bile yakılmıştır. Kengeri, önemli yapan bence tüm bunlardan da öte acıklı efsanesidir. Farklı biçimde de olsa kengerin bittiği her yerde pepuk kuşu efsanesi bilinir ve çocuklara anlatılır...
Efsane, kimi yerlerde farklılık da gösterse, konu benzerdir. Kimi yerde erkek kardeşin acısı anlatılır kimi yerde kız kardeşin acısı...
Nuri CAN


Pepuk Kuşu Efsanesi

Bir varmış bir yokmuş... Vakti - zamanda Anadolu’nun küçük bir dağ köyünde anne baba ile iki çoçuğu yaşarmış. Çocuklarının biri erkek diğeri de kız imiş. Bu ailenin herkesi imrendirecek derecede neşe, mutluluk ve sevinç içerisinde dilekleri gerçekleşir her şey gönüllerince olurmuş. Oturdukları köyde gayet sevilen bu iki güzel çocuk da gün gelmiş cıvıl cıvıl kuş sesleri, kuzu meleyişleri, dere çağlayışları arasında mavi ve yeşilin alabildiğine uzandığı yaylaların güzelliği içinde, boylu boyunca dağların eteklerinde bulunan ağaçların gölgeleri ve serinliği içinde güle, oynaya, büyümüşler.

Taa ki günün birinde anneleri aniden rahatsızlaşıp ölünceye dek. Bu durum,ailenin tüm neşesini, huzurunu, mutluluğunu üzüntüye çevirip yok etmiş. İki kardeş de artık eskisi gibi ne gülmüş ne de sevinip oynamışlar. Her tarafa ağır bir yas ve sis bulutu çökmüş...

Bir müddet sonra evde aş pişirecek kimsesi olmadığı için babaları yeniden evlenmek zorunda kalmış. Evlenmişte üvey anneleri kısır olduğu ve de çocuğu olmadığı için çocukları hiç sevmez, düşmanca davranırmış. Fırsat buldukça kötülük eder, elinden gelen her zulmü yapmaktan geri durmazmış.
Hele babaları evden çıkınca vay haline çocukların, onlara türlü türlü eziyetler eder rahat yüzü göstermezmiş. Çocukları gece gündüz çalıştırp, döver ve kimseye anlatmamaları için de korkuturmuş. Zavallı çocuklar bütün bu kötülüklere rağmen yine de babaları üvey annelerinin yaptıklarına inanmaz diye çaresiz her eziyete katlanarak yaşamlarını sürdürme çabası gösterirmişler...

Babalarının yine evde olmadığı bir bahar günü, üvey anneleri iki kardeşe torba, bıçak ve kazma vererek,dağa kenger toplamaya gönderir . İki kardeş sabah erkenden evden ayrılarak kenger toplamak için dağın yolunu tutmuşlar. Abla bir bir topladığı kengerleri kardeşinin sırtında taşıdığı torbaya koyarmış ve böylece de hava kararmaya başlayıncaya kadar kenger toplamışlar. Artık köye dönmek üzereyken Abla, kardeşinin sırtında taşıdığı torbanın dolup dolmadığını anlamak için torbayı yere indirip bakmışki ne görsün, torbada bir tek kenger yok. Bu duruma şaşıran iki kardeş, ’Sabahtan beri topladığımız kengerleri gizli gizli yedin değil mi?” Biz şimdi eve nasıl döneriz? üvey annemiz bizi öldürür!.. ’ deyip çıkışmış kardeşine.

Kardeşi ise ’Hayır abla, bana yemem için verdiğin bir tek kengerin dışında yemin olsun ki yemedim!’ demiş. Ancak ablasını bir türlü inandıramamış. ’Abla eğer hala bana inanmıyorsan istersen karnımı aç da bak!’ demiş. Ablası almış bıçağı karnını yarmış bakmış ki kendisinin verdiği bir kengerin dışında midesi bomboş kardeşinin, meğerse kengerleri o yememiş!... Kardeşi doğru söylemiş. Kardeşinin karnını dikmeye çalışmışsa da kardeşi oracıkta ölmüş.

Gidip torbaya tekrar bakmışki torbanın dibi delik ve sabahtan bu yana topladıkları kengerlerin döküldüğünü anlamış. Meğer üvey anneleri onlara (akşam kötülük etsin diye) dibi delik torbayı vermiş.

Kardeşine inanmamakla hata yapıp onun ölümüne sebep olan abla, bu acı ve vicdan azabıyla neye uğradığını şaşırmış ve orada bulunan pınarın suyuyla kardeşini yıkayıp ağlaya ağlaya gömüvemiş. Gömütün yeri belli olsun diye de başucuna bir fidan dikmiş.

Eve döndüğünde kardeşini soran babasına. ’O biraz yoruldu oduncularla gelecek’ demiş. Oduncular gelmiş, çocuk gelmemiş.
- Nahırla gelecek demiş.
Nahır da gelmiş, ama çocuk yine yok.
- Davarla gelecek.
Davar da gelmiş çocuk hala ortalada yok.
Genç kız bir yandan baba korkusu, diğer yandan vicdan azabıyla kıvrılmış,yanmış, tutuşmuş parça parça olmuş yüreği.

Kardeşine inanmamakla hata yapıp onun ölümüne sebep olan abla, bu acı ve vicdan azabıyla Allah’a yalvarmaya, dua etmeye başlamış. ’Allah’ım beni pepuk kuşu yap bu dağlara sal ki dünya döndükçe dağlardan dağlara kardeşim diye seslenip durayım!...“

Efsane bu ya o gece kızın dileği kabul olur, genç kız o gece Allahtan, pepuk kuşu olmuş ve gidip kardeşinin başucundaki ağaca konup hep kardeşi için seslenip durmuş. Ve işte o gün bu gündür bu kız, pepuk kuşu olarak dağlarda oradan oraya dolaşarak, kardeşini öldürdüğü için herkese kendini ihbar eder durur:
Her bahar mevsimi kengerin yerden bitmesi ile beraber pepuk kuşunun acıklı ötüşü de başlar.


____________________
Profiline gir Visit User's Homepage Bu üyenin tüm mesajlarını göster
« Ön  Diğer »        print
Yukarý git


mxBoard, © 2006 by pragmaMx.org, based on eBoard, XMB and XForum

0,353 saniye - 31 queries
Dersimspor-Ludwigsburg
www.DersimSpor.Net
Dersimspor@hotmail.de

Sayfa Üretimi 0.1106 Saniyede, 8 Veritabanı Sorgusuyla