DERSİM JENOSİDİ -12 TEMMUZ-JENOSİD SÜRÜYOR
Büyük Dersim kitlesel katliamı ve jenosodinin üzerinden 70 yıl
geride kalmasına rağmen,hala bu jenosidin önemli ve özel biçimde
yürütüldüğünü görmekteyiz.Dersimliler,Osmanlıdan beri teslim alınamayan ve
direniş,farklılık,alevi-kızılbaşlığın direngen-muhalif kale olarak en son
1938 dersim jenosidi ile ciddi bir darbe yemişler;hala bu jenosid
–baskı-sürgün değişik ve özel biçimleriyle sürmeye devam
etmektedir.
Dersim 1938’de ,dereler kan kırmızı akmış,on binlerce Dersimli
çoluk-çocuk-yaşlı-kadın-erkek demeden katledilmiş;kalanlar ise Anadolu
coğrafyasının bir çok yerine kesinlikle aileler parçalanarak
sürülmüştür.Hala bu sürgün Dersimliler,Anadolu coğrafyasının bir çok
yerinde yaşamaktadırlar.Bu sürgünlük durumu,Anadolu coğrafyasının ciddi
siyasal mücadeleler dönemi ve sonrasında siyasal sürgünlerle de tanışmış
olup;sadece Anadolu coğrafyası değil tüm dünya Dersimliler açısından sürgün
mekanı olmuştur.Dünyanın bir çok ülkesinde politik mülteci olarak
Dersimliler’e rastlamak olanaklıdır.Dersim jenosidi,1938’de en
üst zirveye çıkmış olsa da;sonraki süreçte bu soykırım-toplu göçertmeler,
sürmüştür ve hala da devam etmektedir.1990’lı yıllarda bu
süreç,KUKM’nin zirve yıllarının etkisiyle Dersim’in
insansızlaştırma projesi,köy yakmalar-zorunlu göçler sonrası daha da
boyutlanmıştır.
Net istatistiki veriler olmamakla birlikte şu anda Dersim’de
yaşayan Dersimliler ,tüm Dersimli nüfusun ancak dörtte biri kadardır.Bu
kadar parçalanmış,topraklarından edilmiş,katledilmiş,sürülmüş,memleket
topraklarına hasret edilmiş büyük bir nüfus hareketinin jenosid olarak
adlandırılması kadar doğal bir şey olamaz.
Son 10-15 yıl içinde daha önce pişirilip hazırlanan projelerle
Dersim,Dersim’i Dersim yapan tüm değerlerinden soyutlanarak,Barajlar
ile Dersim Munzursuzlaşarak kendisi olmaktan çıkacak,doğal olarak
Dersimlilerin orada kalan kesimleri de Barajlar dolayısıyla orada
yaşayamaz hale gelecek;Dersim jenosidi tamamlanmış olacaktır egemenler
tarafından.
Dolayısıyla 1938’de bitmemiştir Dersim jenosidi.Hala da devam
etmektedir bu jenosid.Daha da boyutlanarak,değişik biçim ve araçlarla
Dersim jenosidi sürmektedir.Dersim,insansızlaştırılıp,Dersim
Munzursuzlaştırılıp süreç tamamlanmak istenmektedir.
Dersimlilerin ,hala çeşitli kesimlerinde Mustafa Kemal hayranlığı
vardır.Dersim katliamını asıl olarak Mustafa Kemal’in durdurduğuna
dair efsaneler vardır.Hatta Mustafa Kemal’in alevi-bektaşi olduğu
efsanesi bile vardır.Etnik-dinsel kökeni ne olursa olsun-ki bu küçük bir
ayrıntıdır ve de siyasal olarak bir anlam ifade etmemektedir-;Dersim
1938’in planları 1920’lerde yapılmıştır.Ertuğrul Danık adlı
yazarın T.C. arşivlerine dayanarak verdiği bilgilere göre harekat
planından,toplanma yerlerine,karakol kurulacak yerlerden tek tek aşiret
bilgilerine,hangi noktalardan saldırılacağından hangi ailenin nerelere
sürüleceğine dair her şey öncesinden planlanmıştır.Ve bu planlar
Genelkurmayca hazırlanıp bizatihi devlet büyüklerince onaylanmıştır.Doğal
olarak Devlet Başkanı olarak Mustafa Kemal’in bu işten haberdar
olmadığı kesinlikle yalandır.Katliamı durdurduğu da yalandır keza.
Tunceli Kanunu ile atılan ciddi adım 1936’da provokasyon ile
Ordunun –katliamın zemini hazırlanmış,jenosid başlamıştır.Net
rakamlar bilinmemekle birlikte,on binlerce Dersimli katledilmiş;on
binlercesi de sürülmüştür.O tarihi kara leke,faşist egemenlerin hala
alınlarında kazılıdır ve Halklar özgürleşmeyip,devrim ve sosyalizm
kazanılana kadar bu tarihi leke,egemenlerin alnında kaldığı gibi bir
tarihi kıyıma-jenoside sessiz kalmak bir yana destekleyen o tarihin sahte
komünistleri-TKP- ve onun söylediklerini olduğu gibi onaylayan Sahte
Komünist Enternasyonalinde alnında kara bir lekedir.Ortada doğru-dürüst
bir ayaklanma-kalkışma olmamakla birlikte,kaldı ki olsa bile;kan-terör ve
şiddetle “gerici” diye nitelenerek egemenlerin desteklenmesine
seyirci kalan herkes tarih önünde suçludur ve yargılanmalıdır,hesap
sorulmalıdır.Bu iç hesaplaşma her zaman için yapılmak zorundadır. Bu iç
hesaplaşma ve özeleştirel süreç yaşanmadığı sürece,Dersimliler bu kesimlere
soracak ek hesapları olacaktır;olmalıdır.Tarihiyle hesaplaşmayan TDH
,gerçekte hiçbir zaman devrimci olamaz.
Onbinlerce insanın katline göz yumanlar,o katliamı yapanlar kadar
suçludur.Feodalizmin tasfiyesi adına yapılan bu savunmaların tarihsel
hiçbir geçerliliği yoktur,olamaz da.En kanlı burjuva demokratik devrimler
ve ardından tarihin büyük proleter devrimi Ekim’de bile bu kadar kan
dökülmemiştir ve de dökülen kan tek taraflı,savaşsız olmamıştır.Ortada
Dersimlilerin tümüyle ortadan kaldırılması,Dersim yurdunun tümüyle
insansızlaştırılması gibi bir şey varken;bunu olduğundan farklı mecralara
çekip Uluslar arası arenada savunmaya çalışmak en adice kendini,komünizmi
inkardır.”Gerici” bir ayaklanma,kalkışma gerekçeleri de
ayakları havada,kesinlikle gerçek dışı,Dersim’i teslim alma,ortadan
kaldırma operasyonunun bir parçasıdır.Zira, ortada ciddi bir
katliam,jenosid,baskı,kıyım vardır.Bunun hiçbir gerekçesi yoktur ve de
olamaz.Tarih karşısında hesap vereceklerden,hesabı sorulacaktır elbette
bunun.
Dersim jenosidi hala sürmektedir.Dersim,1938 de bitirilememiştir ve
hala da bitmeyecektir.Dersim,egemenler nezdinde her zaman tuttuğu yer
itibarıyla farklı oldu.Hala da farklıdır.Gerek,geçmişi ile gerekse de bugün
ki duruşu,kimliği,etnik-mezhebi,siyasal muhalif kimliğiyle hala da sistem
açısından çıban başıdır.Baş eğdirilemeyen Dersim’in
insansızlaştırılması egemenler açısından tek çıkar yol gibi,en son buna baş
vuruluyor.
Dersim,egemenler açısından her zaman özel bir yer oldu.En iyi
sivil-asker bürokratlarını oraya yollayarak,deneyim kazandırıp sonrasında
özel ve önemli görevlere yükseltiyorlar.Ne kadar Dersimli’ye eziyet
etmiş,sürmüş,yok etmişler varsa her biri sonrasında
ödüllendirilmiştir.Dersimli,kendi gerçeği ile ne kadar iç içe ise,onunla
sistem arasındaki köprüler de hiçbir zaman işlememiştir.
Dersim’i ,kıyım-katliam-sürgün ile bitiremeyenler şimdiler de
daha kapsamlı saldırılarla Dersim’i tüketmeye çalışmaktadırlar.Dersim
şu anda,1938’den daha kapsamlı,daha köklü bir jenosidle karşı
karşıyadır.Munzur üzerine kurulması planlanan barajlar ile-güya
ekonomik,sosyal olarak geliştirip doğadan yararlanacaklarmış-Dersim tümüyle
insansızlaştırılmak isteniyor.Bu kapsamlı sürgün,Dersim yurdundan tümüyle
ve sonsuza kadar uzaklaştırmak demektir.Ayrıca,Munzurun yani Dersim’i
Dersim kılan Munzurun tamamen barajlarla tüm
etnik-sosyal-dinsel-kültürel-doğal tüm özelliklerini bitirip geçmiş ile
bağlarını kopartarak köklü ve geri dönüşsüz bir milat yaratılmak
isteniyor.
1938’de kıyım-katliam ve yıkımdan daha köklü bir saldırıyla
karşı karşıyadır Dersim.Dersimin var oluşu,yok oluşu mücadelesidir bu
mücadele.Yıllardır verilen mücadeleye rağmen projeler askıya
alınmamıştır,onaylanmıştır.Bir yandan askeri operasyonlar ile Dersim
yıldırılmak,bir yandan açlık-işsizlik-yoksullukla terbiye edilmek
istenirken;dejenere-yoz-gerici-sisteme bağlı bir kuşak yetiştirme çabaları
ile ayyuka çıkarken;öte yandan da barajlar ile yaşamla tümüyle bağları
kopacak,Dersim tümüyle haritadan silinmiş ve insana yabancı bir tarihsel
durak haline getirilecektir.Tüm tarihsel süreci,geçmişi barajlar ve
insansızlaştırma ile bitirilmiş olacaktır.
Dersim bugün gerçekten daha büyük bir dardadır.Dersim,gelinen süreçte
tamamıyla varlık ile yokluk arasında tercihe zorlanmaktadır.Bundan daha
büyük bir jenosid,katliam,kıyım,yok edim olabilir mi?Buna karşı durmak,buna
karşı mücadele kesinlikle ve sadece Dersimlilerin işi değildir! Bugüne
kadar Dersimliler,tüm TDH’nin ve KUKM’nin her
bölümünde,hareketinde,çevresinde,liderliğinde vs mücadele ettiler,yolda
düştüler,hareketleri varlıkları ve mücadeleleriyle buralara getirdiler.
Tüm muhalefet hareketlerinin,tüm devrimci
demokratların,ilericilerin,Kürt ulusal kurtuluşçularının Dersim’e ve
Dersimliye borçları vardır.Bu borç,ödemeyle bitmez bir borçtur.Geçiştirici
eylemlerle,sahip çıkıyormuş gibi yapıp yağmur dindikten sonra geri çekilmek
ile bu borç bitmez.Bu borcun vadesi,hesabı yoktur.Bugüne kadar
Dersim’i Dersimliyi her yerde ve her zaman kullanma mantığı ile
hareket edenlere diyecek bir şeyimiz yoktur.Dersim ve Dersimli ,bunlara
kesinlikle sırtını dönmelidirler.Ama samimi-dürüst-gerçekten ileriye bakan
çevre-grup ve hareketler ile bu eksene oturan ciddi bir siyasal kampanya
yürütmelidirler Dersimliler.Geçmişi olmayanın geleceği olmaz.Dersimli
geçmişine sahip çıkmalıdır.
12 Temmuz Dersim jenosodi yıl dönümünde Dersimliler klasik
anmalar,klasik geri dönmeler yerine;her bakımdan –gerek ekonomik
gerek siyasal gerek kültürel vs- Dersim 38’i aratan bir jenosid olan
günümüz saldırısını gündemleştirerek,güncelleştirerek mücadeleyi
büyütmelidirler.
Dersim,bugün daha büyük ve daha kapsamlı bir saldırı
altındadır.Dersimli ,içerde-dışarda,bulunduğu tüm alanlarda bu gerçeği
kavrayarak ileri atılmalıdır.Bugüne kadar verdiği genel devrimci mücadele
ile Dersim’i var etme savaşında bir kez öne çıkan bir atılım içinde
olmalıdır.Sırtını Dersim’e yaslayıp devrimcilik yapanlar açısından da
bu süreç bir denek taşıdır.Bu güne kadar Dersimle yatıp
kalkanlar,Dersim’in varlık-yokluk savaşında ne tavır alacaklar
zamanla göreceğiz.70. yılında Dersim jenosidini,nefretle-öfkeyle
anıyoruz,kınıyoruz.Ataları katledilmiş,sürülmüş bir halkın parçası olarak
Dersimliler;bu günü var olan kapsamlı saldırıya karşı mücadeleyi daha da
büyütme günü olarak algılıyoruz.
Dersim jenosidi sürmektedir.Dersim yok edilmektedir.Dersim
tüketilmektedir.Dersim bitirilmektedir.Dersimi var etme savaşında
,öfkeyi-nefreti büyütüp devrimci şiarlarla büyük ateşler yakmak
zamanıdır.Herkesin bu ateşi büyütmek gibi bir görevi vardır.Bugüne kadar
hep Dersim ve Dersimli verdi her şeyi.Bugün ve sonrasında Dersim’e
borcu olanlar ,borcunu ödemelidirler.Lafın değil;eylemin,mücadelenin,ateşi
büyütmenin ve faşist devletin oyunlarını-projelerini-planlarını bozma
günüdür bugün.
Mahmut Halil Can (Sendiren)
http://ateshirsizi.net
http://www.ateshirsizi.tr.cx____________________
Mahmut Halil Can (Sendiren)
http://ateshirsizi.net
http://www.ateshirsizi.tr.cx